3 Ekim 2009 Cumartesi

İstanbul’un Kurtuluşu

http://img2.blogcu.com/images/b/e/r/berru78esila/kad_k_y_r_ht_m.jpg

İstanbul’un Kurtuluşu
30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından düşman donanmaları İstanbul Boğazı’na giriş yaptı.
13 Kasım 1918'de Haydarpaşa önlerine demirleyip İstanbul’a çıkan itilaf devletleri güçleri, İstanbul’un işgalini fiilen başlattı. Gayrimüslim azınlıkların bu olaya sevindikleri rivayet edilir. Mustafa Kemal Paşa tarihî "Geldikleri gibi giderler" sözünü bu olay üstüne o gün Haydarpaşa Garı’nın önünde söylemiştir.
Türk ulusu doğal olarak bu işgali kaldıramadı ve büyük ayaklanmalar başladı. O dönemde pek çok mitingle birlikte, on binlerce kişinin katıldığı ünlü Sultanahmet mitingleri yapıldı. Edebiyatçı yönüyle tanıdığımız Halide Edip (Adıvar) bu mitinglerde katılımcılara şu yemini ettirdi:
"Türkiye’nin istiklâl ve hayat hakkını alacağı güne kadar hiçbir korku, hiçbir meşakkat önünden kaçmayacağız. Yedi yüz senelik tarihin ağlayan minareleri altında yemin ediniz!"
Bu esnada Paris "Barış" Konferansı toplandı, İttihat ve Terakkiciler yargılandı, Osmanlı ordusu dağıtıldı. Pek çok devlet adamı, aydın ve asker savaş suçlusu ilan edilerek tutuklandı ve sürgüne gönderildi.
20 Ocak 1920 tarihinde itilaf devletleri, Osmanlı’nın harbiye nazırı ve genelkurmay başkanını istifasını istedi. Bu istekleri ertesi gün Cemal ve Cevdet Paşa'lar tarafından yerine getirildi.
Meclisi Mebusan 28 Ocak 1920 tarihinde gizli oturumla toplandı ve oy birliğiyle Misakımillî kararlarını aldı. 17 Şubat 1920 tarihli oturumda bu kararların açıklanarak, tüm yabancı parlamentolara bildirilmesi kararlaştırıldı.
Misakımillî kararları itilaf devletlerini çok rahatsız etti. Fiilî olarak devam eden işgal, 16 Mart 1920 günü resmiyete döküldü. İşgalciler meclisi bastı, vatansever milletvekillerini tutukladı, sürgün etti, bütün devlet binalarını ve karakolları denetim altına aldı. 11 Nisan 1920'de padişah Vahdettin İtilaf Devletleri’nin baskısıyla İstanbul’da bulunan Meclisi Mebusan'ı feshetti.
Gelişmeler Anadolu’da büyük merak, üzüntü ve çaresizlikle izlenirken, İstanbul’da kurtuluş mitingleri düzenlendi.
Durum gittikçe kötüleşiyordu. Meclisi Mebusan'ın kapatılmasının ardından Mustafa Kemal Paşa önderliğinde 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi açıldı. Mustafa Kemal Paşa, Erzurum milletvekili olarak meclis ve hükümet başkanlığına seçildi.
Bu dönemde Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları hakkında idam fetvası çıkarıldı. İdam fetvasının arkasındaki isimlerden olan sadrazam Damat Ferit Paşa, 10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması’nı imzalayan heyetin başında yer aldı.
Bu olaylar ulusal kurtuluş hareketlerini daha da alevlendirdi. Türk ulusu, tarihin en büyük bağımsızlık savaşlarından birini yaptı ve alnının akıyla Kurtuluş Savaşı'nı kazandı. 11 Ekim 1922'de Mudanya mütarekesi imzalandı.
1 Kasım 1922'de saltanat Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kaldırıldı ve İstanbul hükümeti hukuksal olarak da sona ererek, Ankara hükümeti Türk ulusunun yegâne temsilcisi oldu. Son Osmanlı padişahı Vahdettin, 17 Kasım 1922'de İngiliz donanmasına sığınarak Malta’ya kaçtı.
1922'nin Kasım’ında Lozan Barış Konferansı toplandı. İsmet Paşa'nın diplomatik manevralarıyla dolu geçen günler ve aylardan sonra 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması imzalandı. Antlaşmanın gereğince düşman güçleri İstanbul’dan ayrılmaya başladı. Son işgal kuvveti, 1923 Eylül sonu-ekim başında Türk bayrağını selamlayarak İstanbul’u terk etti.
6 Ekim 1923 günü 5 yıldır süren özlem sona erdi ve Türk ordusu sevgilisini bekleyen bir âşık gibi 5 yıldır onu bekleyen İstanbul’una kavuştu.
Türk askerleri büyük sevinç gösterileri ve mutluluk gözyaşları arasında kente girerken; Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları için idam fetvası çıkarttıran, Sevr Antlaşması’nı imzalayan Damat Ferit Paşa İstanbul'un kurtulduğu bu gün (6 Ekim 1923) Fransa’nın Nice kentinde öldü.
Türkiye'nin vazgeçilmez parçası olan İstanbul’un düşman işgalinden kurtulmasından 23 gün sonra Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.
http://666kb.com/i/b2r1b94dv084v42nq.jpg


Hiç yorum yok: